SİYASETTE CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ
(GENDER INEQUALITY POLITICS )

Yazar : Meltem ÜNAL ERZEN    
Türü :
Baskı Yılı : 2019
Sayı : Number: 74
Sayfa : 425-439
56    97


Özet
Bu makalede kadınlara yönelik cinsiyet eşitsizliği siyaset perspektifinden değerlendirilmiştir. Kadınların toplumsal ve sosyal hayatın hemen hemen her alanında ikincil pozisyonda olmaları, siyasi arenada da yetersiz temsil edilmeleri sonucunu da beraberinde getirmiştir. Demokrasinin gereklerinden biri olan eşit temsil ve katılımın yaşama geçirilememesi, bir kadın erkek eşitsizliği sorunu olmasının ötesinde, aynı zamanda bir demokrasi sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Karar alma süreçlerinde nüfusun yarısının temsil edilmemesi, alınan kararların demokratik ve çoğulcu bir anlayışta olmadığının göstergesidir. Bu bakımdan hem demokratik yaşamın güçlendirilmesi hem de cinsiyete dayalı eşitsizliklerin kaldırılmasında daha etkin olunabilmesi için kadınların siyasette eşit oranda veya kritik eşik olarak kabul edilen oranlarda yer almaları gerekmektedir. Günümüzde birçok alanda çalışma koşulları açısından iyileştirmeler yapılsa da nüfusun %50’sini oluşturan kadınların siyasette temsili türlü nedenlerle yeterli olmamaktadır. Çeşitli araştırmalarda kadın temsillerinin yeterli olmaması, pek çok nedene dayandırılmış olmasına rağmen asıl neden erkek egemen toplumların ataerkil yapısından kaynaklanmaktadır. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl açıklanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu'nun 2018 yılındaki açıklaması, siyaset, ekonomi ve eğitim gibi alanlarda kadın haklarının durumuna ilişkin tablo, eşitsizliği açıkça ortaya koymaktadır. Rapora göre, araştırmanın yapıldığı 149 ülkenin 88'inde maaş ve siyasi temsildeki eşitsizliğin giderilmesi gibi konularda ilerleme kaydedildiği ortaya atılmış olmasına karşın, cinsiyet eşitsizliğine dair genel görünüm olumsuzluğunu korumaktadır. Raporda, her alanda küresel cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesinin 100 yıldan uzun zaman alacağı belirtilmekte ve bazı belli başlı durumlarla kıyaslandığında aslında 100 yıl oldukça iyimser bir zaman tahmini olarak kalmaktadır. Türkiye’de ise; 2015 yılında kabul edilen Siyasal Partiler Yasası ile siyasal yaşamımıza katılmış olan en önemli değişikliklerden biri de partilerin hem genel hem de yerel seçim adaylarını belirlerken her cinsiyetten kritik eşik kabul edilen en az %30 aday belirlemeleri gerekliliğini ortaya koyan maddelerdir. Cinsiyet kotası olarak adlandırılan bu uygulama, ülkemizde çeşitli siyasi partiler ya da örgütler tarafından tüzükleri gereği veya gönüllülük esasına dayalı uygulanmış olmakla birlikte bu şekilde bir yasal zorunluluk haline yakın geçmişte gelmiştir. Ancak uygulamaya bakıldığında, kritik eşik şartlarının yerine getirilmediğini, kadınların temsil oranlarının düşük düzeylerde kaldığı görülmektedir.

Anahtar Kelimeler
Cinsiyet Eşitsizliği, Kota, Avrupa Parlamentosunda Kadın, Siyasal Katılım, Siyasi Kültür

Abstract
In this article, gender inequality against women has been discussed from a political perspective. Insufficient representation of women in the political arena has been brought about by the fact that women are secondary almost in all parts of social life. Not being able to realize equal representation and participation, which is a requirement of true democracy, causes not only an inequality between men and women but also a fundamental problem of democracy. The non-representation of half the population in the decision-making process demonstrates that the decisions made are neither pluralistic nor democratic. Thus, women need to be represented equally or at least above critical thresholds in the political stage, in order to strengthen the democratic life and to put an end to gender inequality. Regardless of some improvements in the conditions of work, representation of women in politics, who make up half the population, is not enough for various reasons. Even though several studies have concluded that the problem of underrepresentation is due to many factors, the true cause can be said to be the patriarchal structure in the male-dominated societies. The most recent Global Gender Inequality Report, published annually by World Economic Forum (WEF), clearly demonstrates the graveness of inequality with a table showing the women's rights in areas like politics, economy and education. According to the report, even though 88 countries from 149 in which the study was conducted has shown progress in salaries and equality at political representation, the overall situation is still haunting in gender inequality. The report adds that it would take more than a century to solve gender inequality on a global scale, and a hundred years seems optimistic in some areas. A requirement to meet a 30% threshold in general and local elections for both genders has been implemented by the new Political Parties Act (2015) in Turkey. This so-called gender quota system has been effectuated either voluntarily or through the internal constitution of the political parties and organizations therefore becoming a recent legal requirement. However, when the application of this requirement is closely examined, it can be seen that the critical thresholds are not met and therefore representation of women are still too low.

Keywords
Gender Inequality, Quota, Women in European Parliament, Political Culture, Political Participation